Bakteri denilince akla hemen kötü şeyler getirsek de her bakteri kötü değildir. Zararlı bakteriler olduğu gibi yararlı bakteriler de vardır. Bağışıklık sistemini güçlendiren, zararlı bakterilere karşı mücadele eden ve metabolizmayı koruyan bu yararlı bakteriler probiyotiklerdir. Probiyotikler barsakların doğal florasını korur ve sindirime yardımcı olur. Barsak ve mide fonksiyonlarının daha düzenli çalışmasını sağlar ve metabolizmayı hızlandırarak obezite ile mücadele eder.

 

Probiyotikler; kefir, yoğurt gibi fermante gıdalarda yüksek oranda bulunsa da stres, şehir hayatı, düzensiz ve sağlıksız beslenme gibi nedenlere bağlı olarak vücuda yeterli gelmez çünkü barsak florası çok hassastır ve saydığımız tüm bu nedenler hali hazırda tahribat yaratmaktadır. Bu nedenle probiyotikler takviye gıda olarak alınmalıdır. Her probiyotik tipi vücudun farklı bölgelerinde efektiftir. Barsak fonksiyonlarına yararlı bakteriler olduğu gibi, mantar, egzama vb. deri florasındaki tahribata bağlı hastalıkların iyileşmesinde de yararlı rol oynayan bakteriler de vardır. K ve bazı B vitaminlerinin üretiminde de etken rol oynayan probiyotikler; diyet lifini, bağırsak duvarını besleyen ve metabolizmada birçok fonskiyonu yerine getiren kısa zincirli yağ asitlerine çevirirler.

 

Bazı probiyotik ırklar kilo vermeye yardımcıdırlar. Bu nedenle diyet sırasında kullanımı tavsiye edilmektedir. Amerika’da yapılan bazı araştırmalar da gösteriyor ki Lactobacillus gasseri probiyotiğini alan kişiler 12 haftalık bir süre boyunca karın bölgesindeki yağların %8,5’ini kaybediyor. Probiyotikleri almaya son verdikleri zamansa 4 hafta içinde verdikleri kiloları geri alabiliyorlar.

 

Sonuç olarak probiyotik takviyesi, gerek diyetteyken gerekse rutin beslenmemiz sürerken yeterli miktarda alınmalı ve barsak florasını bozabilecek her gıdadan uzak durulmalıdır.

Write a comment:

You must be logged in to post a comment.

2015 © Copyright - PRENET

PREnet Sağlıklı Yaşam Ürünleri